Etiket: Yeni

Boşanma davaları, yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesi değil, aynı zamanda tarafların ekonomik geleceklerinin de şekillendiği davalardır. Son yıllarda sosyal medyada, forumlarda ve bazı haber sitelerinde “boşanmada mallar artık paylaşılmayacak”, “dava türüne göre mallar paylaşılmaz” veya “satılan malların paylaşımı mümkün değil” gibi iddialar hızla yayılmaktadır. Oysa bu tür bilgiler hem hukuken yanlış hem de tarafları ciddi hak kayıplarına sürükleyebilecek niteliktedir. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği içinde edinilen mallar, evlilik sona erdiğinde edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde tasfiye edilir. Boşanma davasının çekişmeli ya da anlaşmalı olması, mal paylaşımının yapılıp yapılmayacağına doğrudan etki etmez. Ancak özellikle zina ve hayata kast gibi özel boşanma sebeplerinde hakimin hakkaniyet ölçüsünde değerlendirme yaparak kusurlu eşin malvarlığından pay almasını sınırlaması mümkündür. İşte bu noktada yanlış anlaşılmalar, “artık mallar hiç paylaşılmaya.....

Devamı için tıklayın

Boşanma Davalarında Yeni Formül: Önce Boşanma, Sonra Nafaka, Tazminat ve Velayet Giriş: Boşanma Süreçlerinin Hızlandırılması Gerekliliği Boşanma davalarının uzun sürmesi, Türkiye’de yıllardır tartışılan ve hukuki sistemin önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle çekişmeli davalarda, nafaka, tazminat ve velayet gibi taleplerin boşanma davasıyla birlikte değerlendirilmesi, süreçleri karmaşıklaştırmakta ve davaların yıllarca uzamasına neden olmaktadır. Bu bağlamda gündeme gelen “önce boşanma, sonra nafaka, tazminat ve velayet” formülü, boşanma kararının hızlı bir şekilde kesinleşmesini sağlayarak, maddi ve manevi yükümlülüklerin ayrı davalarda ele alınması hedeflenmektedir. Ancak bu yaklaşım, özellikle ekonomik ve psikolojik açıdan hassas durumda olan taraflar açısından çeşitli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu makalede, mevcut sistemin işleyişi, yeni modelin eğer yasallaşırsa getirebileceği avantajlar ve sakıncalar; nafaka, tazminat ve v.....

Devamı için tıklayın

Giriş: Ekonomik Kararlar ve Aile DinamikleriYeni asgari ücretin açıklanması, sadece çalışanları ve işverenleri değil, aynı zamanda aile yapısını da yakından etkileyen bir gelişmedir. Ekonomik sorunların, evliliklerde çatışmalara ve hatta boşanmaya yol açan temel faktörlerden biri olduğu düşünüldüğünde, yeni asgari ücretin toplumsal etkileri üzerine düşünmek önemlidir. Ayrıca, asgari ücretli çalışanın ne kadar nafaka ödeyeceği ve olası tazminat kararlarında asgari ücretin nasıl esas alınacağı tarafların sıklıkla merak ettiği bir konu teşkil etmektedir. Bu yazıda, asgari ücretin boşanma davaları üzerindeki olası etkilerini ele alıyoruz.Ekonomik Sorunlar ve BoşanmaEkonomik sorunlar, boşanma nedenleri arasında önemli bir yere sahiptir. Özellikle gelir yetersizliği, aile içinde güvensizlik ve çatışmayı tetikleyebilir. Bu çatışmalar, bazı durumlarda ekonomik şiddet biçimini alabilir. Ekonomik şiddet, eşlerden birinin diğerine maddi yönden baskı yapması, temel ihtiyaçlarını karşılamayı reddet.....

Devamı için tıklayın

Yeni nafaka yasasının ne zaman yürürlüğe gireceği son günlerde tarafımıza sıklıkla sorulmaktadır. Nafaka yasasında değişiklik yapılması uzun süredir meclis gündeminde yer alan bir konudur. Bilineceği üzere yoksulluk nafakası boşanma halinde yoksulluğa düşecek taraf için öngörülen bir alacak türüdür. Boşanma davası devam ederken yine aynı kıstas göze alınarak tedbir nafakası olarak bağlanan nafaka, davanın sona ermesiyle birlikte şartlar devam ediyor ise yoksulluk nafakası olarak devam eder. Mevcut yasamıza göre de yoksulluk nafakası eşin yoksulluk durumu bitene kadar veya yeni bir evlilik yapıncaya kadar devam edecektir.  Mevcut düzenlemede ki sınırsızlık nedeniyle yeni nafaka yasası hazırlanması gündeme gelmiş ve bu yönde çalışmalar başlamıştır. Hukuken Yoksul Kime Denir?Boşanma davasının sonlanmasıyla yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin temel şartı boşanmaya bağlı olarak eşin yoksulluğa düşecek olmasıdır. Hukuken yoksulluk durumu;barınma, sağlık, ulaşım, kültür, .....

Devamı için tıklayın

Velayet hakkını elinde bulundurmayan tarafın, müşterek çocuk ile kişisel ilişki kurulması günlerinde çocuğu teslim alması konusunda yaşanan sorunlar büyük mağduriyetlere neden olmaktadır. Esasında konunun kaynağı boşanma davasında tarafların yaşadıkları kişisel sorunlarını çocuklarına yansıtmasından ileri gelmektedir. Müşterek çocuğu göstermeyerek eşi cezalandırma, zor duruma düşürme mantığı çocuğa yapılmış en büyük şiddettir. Annelik- babalık duygusuna yönelik tatmin çocuğun yüksek menfaatinin ötesine geçmemelidir. Çocuk, boşanma davasının çekişmesine veya davadan sonra boşanmış olmanın hırslarına kurban edilmemelidir. Ancak uygulamada bir çok annenin veya babanın çocuklarının yüksek menfaatini göz ardı ederek çocuklarının diğer ebeveynle şahsi ilişki kurmasını engellediği görülmektedir. Bu durum karşısında mevcut kanun çocuğun icra dairesi yoluyla teslimini ön görmektedir. İcra dairesi yoluyla teslim sırasında yaşanan acı tablolar kamuoyuna bir çok defa yansımıştır. Çocuğun bir .....

Devamı için tıklayın