BOŞANMA AKADEMİSİ SÖYLEŞİLERİ: HER ŞEY BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?
Konu: Hediye Almamak, Özel Günler ve "Kolay Boşanma" Yanılgısı Üzerine...
Son zamanlarda sosyal medyanın ve "hukukçu olmayan" içerik üreticilerinin etkisiyle, boşanma davaları bir tür "tüketici şikayeti" seviyesine indirgenmiş durumda. Sevgililer Günü'nde hediye alınmadı diye mahkeme kapısına dayanmayı düşünen, en küçük tartışmayı "Yargıtay kararı var, boşanma sebebi!" diye pazarlayan bir kitleyle karşı karşıyayız. Açıkça söyleyelim: Evlilik müessesesi, tek bir hediyeye veya bir günün kutlanmamasına feda edilecek kadar basit bir yapı değildir.
Önemli Eleştiri: Hukuk Dışı Bilgi Kirliliği
İnternette gördüğünüz "şunu yapmamak boşanma sebebidir" şeklindeki yüzeysel listeler, evliliğin ruhunu ve yargılama sürecinin ciddiyetini zedeliyor. Her evlilik kendine has bir dünyadır ve hukuk, anlık sinir patlamalarını veya unutkanlıkları değil; evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını inceler. Uzman olmayan kişilerin verdiği "takipçi kasmak" amaçlı tavsiyelerle hukuki süreç yönetilmeye çalışılmamalıdır.
Hediye Almamak: Olgu mu, Bahane mi?
Hukukta bir davranışın kusur sayılabilmesi için o davranışın süreklilik arz etmesi ve karşı tarafa zarar verme kastı taşıması gerekir. Eşiniz o gün hediye almamış olabilir; belki maddi imkanı elvermedi, belki çok yoğun bir gün geçirdi, belki de sadece "o an" unuttu. Bunlar insani hallerdir ve hukuk, eşlerin birbirine karşı hoşgörü eşiği göstermesini emreder.
Eğer biz her "hediye almadı", "yemeği beğenmedi", "özel günü atladı" olayını boşanma sebebi sayarsak, ortada ne aile kalır ne de adalet sistemi bu yükün altından kalkabilir. Boşanma, son çaredir; bir "ceza" yöntemi veya "istediğimi yapmazsan boşanırım" tehdidi değildir.
Yargıtay'ın Gerçek Bakış Açısı
Yargıtay kararlarını cımbızla çekip "bakın hediye almamak kusurmuş" demek, halkı yanıltmaktır. Yargıtay'ın kusur saydığı durum, hediyenin kendisi değil; eşin sistematik olarak yok sayılması, duygusal şiddete maruz bırakılması ve kasıtlı olarak değersizleştirilmesidir. Yani;
- Eşinizi her fırsatta aşağılıyorsanız,
- Onu sosyal çevresinde yalnız bırakıp, hiçbir özel anında yanında olmuyorsanız,
- Bunu bir cezalandırma yöntemi olarak sistematik hale getirdiyseniz,
İşte o zaman hukuk devreye girer. Yoksa "çiçek almadı" diye açılan bir davanın reddedilmesi kaçınılmazdır.
"Evlilik, tarafların birbirine tahammül etme ve eksiklerini tamamlama sanatıdır. Hukuk, bu sanatı icra edemeyenler için değil, bu bağı koparan ağır kusurlar için çözüm üretir."
Süreç Yönetimi ve Gerçek Uzmanlık
Boşanma sürecini yönetmek, sadece madde numaralarını bilmek değildir. İnsan psikolojisini, aile dinamiklerini ve Yargıtay'ın o kararı neden verdiğini anlamayı gerektirir. Sosyal medya fenomenlerinin "şunu yapın, bunu kazanın" şeklindeki içi boş sloganlarıyla hak aranmaz. Hak, mahkeme salonlarında somut delillerle ve hukuki bütünsellik içinde aranır.
Netice-i Talep:
Lütfen evlilik birliğini, tüketici hakem heyetine götürülecek bir "kusurlu ürün" gibi görmeyin. Küçük meseleleri boşanma sebebi olarak lanse edenlere itibar etmeyin. Gerçek bir mağduriyet, sistematik bir şiddet (psikolojik, fiziksel veya ekonomik) varsa, o zaman hukukun koruyucu kanatları altına girmek için profesyonel bir yardım alın.
Avukat Erdem ÖZCAN
Ankara Barosu
DİĞER YAZILARIMIZ
Duygusal ŞiddetEşi yok saymak ve değersiz hissettirmenin davanın gidişatındaki etkisi. Okumaya Devam Et » |
Ekonomik ŞiddetMaddi imkanların baskı aracı olarak kullanılmasının sonuçları. Okumaya Devam Et » |
Boşanma RehberiAnkara'da boşanma süreci ve merak edilen tüm teknik detaylar. Okumaya Devam Et » |
Avukat Erdem Özcan & Ankara Boşanma Süreci
Yorum Yaz