Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir? – Yargıtay’dan Önemli Ölçütler
Bu içerik Av. Erdem Özcan tarafından hazırlanmıştır. Boşanma ve aile hukuku kapsamındaki güncel Yargıtay kararlarını objektif ve anlaşılır bir şekilde değerlendirmektedir.
Karar Özeti:
Yargıtay, tazminat miktarının belirlenmesinde ekonomik ve sosyal durum, kusur oranı, kişilik haklarına saldırının ağırlığı, paranın alım gücü ve ihlâl edilen menfaatler gibi ölçütlerin doğru değerlendirildiğini; somut olayda ise kadına takdir edilen tazminatın az olduğuna hükmetmiştir.
Boşanma davasında tazminat miktarının belirlenmesi, aile mahkemesi hâkimince ciddi bir değerlendirme gerektirir. Tarafların yüksek tazminat taleplerine rağmen hükmedilecek miktar;
ekonomik ve sosyal durum, kusur derecesi, kişilik haklarına saldırının ağırlığı ve hakkaniyet gibi kriterlere bağlıdır.
Aile mahkemesi kararları itiraza tabi olduğundan, taraflar tazminatın az veya çok olduğunu düşünürse üst mahkemeye başvurabilir. Üst mahkeme dosyayı incelerken:
denetler ve buna göre karar verir.
Somut olayda tazminatın az olduğu gerekçesiyle Yargıtay aşamasına taşınan bir dosyada, Yargıtay şu değerlendirmelerde bulunmuştur:
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, kişilik haklarına saldırının ağırlığı ve paranın alım gücü göz önüne alındığında;
kadın yararına hükmedilen tazminatın az olduğu belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği,
daha yüksek bir maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Aynı şekilde hükmedilen yoksulluk nafakasının da az olduğu belirtilerek,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günün ekonomik koşulları dikkate alınmadan karar verilmesinin
usul ve yasaya aykırı olduğu vurgulanmıştır.
Yorum Yaz