Feragat Kesin Hüküm Doğurur
Bu içerik, Ankara’da boşanma ve aile hukuku alanında çalışan Avukat Erdem Özcan tarafından Yargıtay kararları ışığında hazırlanmıştır.
|
Boşanma davası devam ederken eşlerin barışması veya başka bir nedenle davadan feragat etmeleri, yani boşanma davasını sona erdirmek istemeleri ya da yargılamanın herhangi bir aşamasında tazminat, nafaka gibi taleplerinden vazgeçmeleri önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu sonuçların en ağır olanı, feragat beyanından dönülememesidir.
Gerek boşanma davasından gerekse boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat, nafaka, çeyiz gibi fer’î taleplerden feragat edilmesi hâlinde, bu talepler mahkemece reddedilecektir. Feragat, yalnızca ilk derece mahkemesinde değil; istinaf veya temyiz aşamasında da yapılabilir. Bu durumda dahi feragat edilen talepler yönünden mahkemenin yeniden ret kararı vermesi gerekir.
Yargıtay kararında; kadının istinaf aşamasında sunduğu dilekçe ile maddi ve manevi tazminat, çeyiz ve nafaka taleplerinden vazgeçtiğinin anlaşıldığı, bu beyanın açıkça feragat niteliği taşıdığı vurgulanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve feragatten dönülmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesince kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakasının, feragat beyanı dikkate alınarak reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve yerel mahkeme kararı bu gerekçeyle bozulmuştur.
Kararın Önemi: Bu karar ile birlikte, boşanma davalarında veya fer’î talepler bakımından yapılan feragat beyanlarının son derece dikkatli verilmesi gerektiği bir kez daha ortaya konulmuştur. Zira feragat, geri alınamayan ve kesin hüküm sonuçlarını doğuran bir irade açıklamasıdır.
Yorum Yaz