Etiket: Boşanma

Adli tatil mahkemelerin dinlenme dönemleri olarak tanımlanabilir. Adli tatil her yıl 20 Temmuz günü başlar, 31 Ağustos günü sona erer. Adli tatilde kanunun belirlediği belli dava ve işler görülür. Adli tatilde görülebilecek işler kanunda aşağıdaki şekilde sırlanmıştır;1.    İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma.2.    Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, Velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.3.    Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.4.    Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.5.   Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.6.   İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.7.    Adli tatilde yapılmasına karar.....

Devamı için tıklayın

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer ? Boşanma aşamasına gelmiş tarafların sıklıkla tarafımıza yönelttiği sorulardan biride davanın ne kadar zaman alacağıdır. Boşanmanın çiftler üzerinde bir takım psikolojik etkilerinin olduğu düşünüldüğünde elbette dava süresi büyük önem taşımaktadır. Zira geleceğe dair bir takım belirsizlik düşünceleri tarafların psikolojisini etkilemektedir. Boşanma davasının süresini öncelikle niteliği belirler. Davanın anlaşmalı boşanma davası veya çekişmeli boşanma davası olarak açılması sürenin temel değişkendir. Bu nedenle boşanma davasının süresinin tespiti için öncelikle bu iki dava türünün incelenmesi gerekmektedir. Anlaşmalı Boşanma Davası Tarafların bir araya gelerek boşanma ve sonuçları üzerinde mutabık kalmaları üzerine açılacak dava anlaşmalı boşanma davasıdır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi hükmüne göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul .....

Devamı için tıklayın

Boşanmak mahkeme kararıyla evlilik birlikteliğinin sona ermesini ifade eder. Evlilik birçok sebebe dayalı olarak mahkemece sonlandırılabilir. Türk Medeni Kanunu ise boşanma sebeplerini özel ve genel sebepler olmak üzere iki başlık altında toplamıştır.  Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucunu doğurabilecek nedenler sınırlı sayıda değildir. Bu kapsama nelerin sokulabileceği daha çok Yargıtay kararlarıyla şekillenmiştir. Yargıtay kararlarında yer alan genel boşanma sebepleri: ŞiddetSaygısızlıkAşırı GüvenZenginleşmeİlgisizlik ve zor şeylerden kaçınmaEvlilik öncesi eşlerin birbirlerini yeterince tanımamasıEşlerin birbirlerine aşırı müdahalesi; Erkeğin kadının, erkeğin işlerine karışmasıBaba ve annenin eşlerin işlerine aşırı müdahalesiKarı veya kocada bulunan sürekli hastalık haliAşırı kıskançlıkErkeğin çalışmaması, karısını çalışmaya zorlamasıÜvey çocuklara uygulanan şiddetCinsel ilişkilerdeki dengesizlikEvliliğe sadece cinsellik açısından bakılmasıEşlerin birbi.....

Devamı için tıklayın

Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere iki başlık altında düzenlenmiştir. Özel boşanma nedenleri, Zina, Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış̧, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, Terk ve Akıl hastalığı olarak medeni kanunda belirlenmiştir. Genel boşanma nedeni ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.  Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış̧ olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.   Görüleceği üzere boşanma sebebi bir olguya dayanmıyorsa “genel boşanma sebebi” söz konusu olur. Ülkemizde boşanma davalarının yüzde doksanı genel boşanma nedenlerine dayanmaktadır. Ancak açılacak çekişmeli boşanma davasına gerekçe olarak genel sebepler gösterilmesi hak kayıplarına neden olabilir. Zira boşanma davasına bakmakla görevli aile mahkemesi sunulan nedenlerin dayanağını inceleyerek boşanma kararı vermektedir.  Bu temel k.....

Devamı için tıklayın

Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birbirine sadık kalmak zorundadırlar. Bu genel yükümlülük boşanma davası süreci sona erene ve boşanma kararı kesinlik kazanana kadar devam eder. Yani eşler birbirlerine karşı bazı evlilik yükümlülüklerini boşanma davası kesinleşinceye kadar yerine getirmeye devam etmek zorundadırlar. Evlilik birlikteliğinin boşanma neticesinde sonuçlanmasından söz edebilmemiz için yerel mahkemece verilmiş olan boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Yani yerel mahkemece verilen karara karşı kanun yollarına başvurulmamış olması veya başvurulmuş ise yüksek mahkemece kararın kesinleştirilmiş olması gerekmektedir. Bu süreçler tamamlanmadan evlilik birlikteliğinin boşanma sonucu son bulduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Bu dönemlerin tamamında yani boşanma davasının açılmasın.....

Devamı için tıklayın

Ortak velayet; çocuğun eğitim, sağlık gibi kararların ortak olarak alınması ve çocukla kişisel ilişkinin eşit olarak görülmesini sağlayan esaslara dayanır. Son günlerde İngiliz bir çifttin ülkemizde görülen davasında verilen bu karar nedeniyle kamuoyunda sıklıkla gündeme gelmektedir. Ancak unutulmaması gereken husus bu düzenlemenin iç hukukumuzda henüz tam olarak yer bulmamış olmasıdır. Zira bu karar uluslararası sözleşmelere istinaden verilmiştir. Yani aile mahkemelerinden şu an için bu kararın alınması istisna bir durumdur. Zira uygulanmasının çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Çocuğun anne baba arasında kalmasına ve menfaatinin zedelenmesine neden olma ihtimali hali yüksektir. Boşanmış çiftlerin çoğu velayeti bir koz olarak görmekte ve eşini çocukla cezalandırmak gibi bir hataya düşmektedir. Ayrıca uygulamada fiilen erkeğin iznine dönüşme ihtimalini de göz ardı etmemek gerekir. Bu durumda hem çocuğun hem annenin hakları zarar göre bilir. Kanımca esas olanın velayetin annede veya bab.....

Devamı için tıklayın

Cinsel ilişkinin kurulamaması bir boşanma nedenidir. Bu neden ileri sürülerek açılan boşanma davalarında öncelikli olarak cinsel ilişki kurulamayışında ki sebep araştırılacaktır. Burada dikkat edilecek husus, ortaya konacak sebebin tedavisi mümkün olmayacak bir hastalıktan ileri gelip gelmeyeceğidir. Zira bu durum bir hastalıktan ileri geliyor ve tedavisi mümkün değil ise boşanma sebebi olsa da kusur olarak değerlendirilmeyeceğinden buna bağlı tazminat talebi de olamayacaktır. Ancak taraflardan birisi kasti olarak cinsel ilişkiden kaçınıyor ve bu durum tespit edilir ise bu durum kusur oluşturacağından boşanmayla birlikte tazminat talebi de olabilecektir. Cinsel Şiddet Boşanma Nedenidir. Karşı taraf üstünde kontrol ve güç oluşturmak amacı ile kişinin isteği dışında cinsel ilişkide bulunmak yada zararlı cinsel davranışlara zorlamak hukukumuzda cinsel şiddet olarak adlandırılır. Bu eylemlerin tamamı birer boşanma nedenidir. Ayrıca eşlerin başkalarına cinsel açıklamada bulunmaları, .....

Devamı için tıklayın

Boşanma Avukatı AnkaraBoşanma avukatı Ankara, İstanbul gibi ana kentlerde dava sayısının fazla olmasına bağlı avukatların çalışma alanı seçimiyle ilgili bir durumdur. Bir uzmanlık alanı veya bir unvan değildir. Zira kanun gereğince avukatlar istedikleri davalara katılabilirler ve çalışma alanı olarak seçebilirler.  Avukatların hangi davaya katılabileceği konusunda kısıtlama yoktur.Boşanma avukatı aile hukuku uyuşmazlıklarından kaynaklanan boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi davaları mesleki çalışma alanı olarak seçen avukatlara halk arasında verilen bir isimdir. Ancak hatırlatmak gerekir ki zamanımızda dava alanlarının artmasına, hukuk sisteminin her geçen gün büyümesine, avukatlarında uyum sağlaması gerektiğini düşünmekteyiz. Örneğin Ankara boşanma oranı, Türkiye boşanma oranları sıralamasında incelendiğinde Ankara'nın üçüncü sırada yer aldığı görülmektedir. Doğal bir sonuç olarak Ankara’da boşanma dava sayısı fazladır. Hatta Ankara Çankaya’d.....

Devamı için tıklayın

Anlaşmalı boşanma davası açıla bilmesi için öncelikle tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşmış olması, başka bir deyişle ortak kararlara varmış olması gerekmektedir. Uygulamada sıklıkla gördüğümüz sorun, tarafların boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşmadan, anlaşmalı boşanma davası açıp, sonuçların mahkeme tarafından düzenleneceğini beklemeleridir. Bu durum mağduriyete neden olacaktır.  Zira anlaşmalı boşanma davasında mahkeme, tarafların bu taleplerini kabul etmeyecektir. Bu nedenle dava açmadan önce boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşma sağlanmış olması gerekmektedir. Boşanmanın sonuçlarına gelecek olur isek öncelikle çocuk var ise çocuğun velayeti hususunda karara varılmalı ve diğer tarafın çocukla olan şahsi ilişkisi düzenlenmelidir. Bu aşamada avukat yardımı etkili olacaktır. Zira çocuk ile kişisel ilişkinin düzenlenmesi hususu profesyonel yardım gerektiren bir durumdur. Çocuğun yaşı, gelişimi, eğitim durumu gibi birçok kıstas değerlendir.....

Devamı için tıklayın

Ne yazık ki bu konu hakkında kamuoyunda yanlış bir algı oluşmuştur. Boşanma davasını açan tarafın kusurlu olacağı zannetmektedir. Hukukumuzda böyle bir durum söz konusu değildir. Davayı açan tarafın kusurlu kabul edilmesi olanaksızdır. Aksine evlilik birliğinin bitmesinde kusuru olmayan veya eşine göre daha az kusuru olan tarafın davayı açması lehine olacaktır.Bu yanlış algı yüzünden, boşanmayı gerektirecek haklı boşanma nedeni olmasına rağmen eşinin dava açmasını bekleyerek mağdur olan birçok kişi vardır. Tekrar belirtmek gerekir ki davayı açan tarafın mahkemece kusurlu sayılacağı gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Boşanma davası açan tarafın tazminat istemeyeceği gibi söylemler, kız çocuğunun velayetinin babaya verileceği gibi söylemler asılsızdır, bilgi kirliliğinden ileri gelmektedir.Boşanma Avukatı Kimdir?