Haksız davranışlara tepki kusur nedeni olabilir mi?

.

Davacı erkek mahkemeye başvurarak eşinin işletmesinin camlarını kırdığını, küfürler ettiğini gerçekçe göstererek boşanma talebinde bulunmuştur. 

 

Mahkeme erkeğin, evin giderleri ve çocukların bakımı ile ilgilenmediği, giderlerin davalı kadın tarafından karşılandığı, davalının davranışlarının, davacının güven sarsıcı eylemlerinin sonucu tepki niteliğinde yapılmış davranışlar olduğunun anlaşıldığı ve davalı kadına kusur yüklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.  

 

Karara itiraz edilmesi üzerine Bölge adliye mahkemesi yaptığı istinaf incelemesinde

Davalı kadının sinkaflı küfür ettiği ve davacı erkeğin işlettiği dükkânın camlarını golf sopasıyla kırdığı vakıalarının gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiştir.

 

 

 

Yargıtay ise bu kararı bozarak dava hakkında yeni bir karar vermiştir;

 

 

 

YARGITAY

İKİNCİ HUKUK DAİRESİ



Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı erkeğin açmış olduğu boşanma davasında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı, davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin istinaf başvurusunun kabulüne ve tarafların T.M.K m. 166/1 'e göre boşanmalarına karar vermiştir.


İlk derece mahkemesince, davacı erkeğin, evin giderleri ve çocukların bakımı ile ilgilenmediği, giderlerin davalı tarafça karşılandığı, davalının davranışlarının, davacının güven sarsıcı eylemlerinin sonucu tepki niteliğinde yapılmış davranışlar olduğunun anlaşıldığı ve davalı kadına kusur yüklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi yaptığı istinaf incelemesinde; davalı kadının sinkaflı küfür ettiği ve davacı erkeğin işlettiği dükkanın camlarını golf sopasıyla kırdığı vakıalarının gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş ise de; kadına kusur olarak yüklenen bu vakıaların davacı erkeğin davranışlarına tepkiniteliğinde olduğu, bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı kadına yüklenebilecek başkaca da kusurlu davranışın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplere göre davacı erkeğin açmış olduğu boşanma davasının reddi gerekirken, bölge adliye mahkemesince davacı erkeğin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.



Fiilen Ayrı Yaşamak Boşanma Sebebi mi ? 

 


Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz