Hakaretle Dolu Evliliğe Son: Yargıtay Kadını Haklı Buldu
Bu içerik, Ankara’da boşanma ve aile hukuku alanında çalışan Avukat Erdem Özcan tarafından Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin güncel kararı ışığında hazırlanmıştır.
|
Dava Süreci: Yerel mahkemece boşanma talebi reddedilen kadın, eşinin kendisine yönelik sürekli hakaretlerini ve aşağılayıcı tutumunu gerekçe göstererek karara itiraz etmiştir. Kadın eş, mahkemeye sunduğu dilekçesinde "Artık aynı evde nefes alamıyorum" diyerek yaşadığı psikolojik baskının ulaştığı boyutu dile getirmiştir.
Yargıtay İncelemesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosya kapsamındaki delilleri inceleyerek; erkeğin eşine ve eşinin ailesine yönelik "Kızınız deli, tımarhaneye yatırın, şişmansın, estetik ameliyat ol, senin hiçbir şeye aklın ermez" şeklindeki sistematik sözlerinin duygusal şiddet niteliğinde olduğuna karar vermiştir.
KRİTİK UYARI:
Boşanma davalarında sadece fiziksel şiddet değil; eşin fiziksel özellikleriyle dalga geçmek, zihinsel kapasitesini aşağılamak ve sürekli tedaviye muhtaç olduğunu iddia etmek kişilik haklarına ağır saldırı sayılmaktadır.
Boşanma davalarında sadece fiziksel şiddet değil; eşin fiziksel özellikleriyle dalga geçmek, zihinsel kapasitesini aşağılamak ve sürekli tedaviye muhtaç olduğunu iddia etmek kişilik haklarına ağır saldırı sayılmaktadır.
Sonuç: Yargıtay, bu ağır hakaretlerin ardından evlilik ortamının kadın için katlanılamaz hale geldiğini ve birliğin sürdürülmesinde hukuki bir yarar kalmadığını vurgulayarak yerel mahkemenin ret kararını bozmuş, boşanma yolunu açmıştır.
Yorum Yaz