Boşanma davası yalnızca eşlerin ayrılığıyla sonuçlanmaz; çocukların geleceğini de doğrudan etkiler. Mahkemelerin en hassas yaklaştığı alan olan “çocuğun velayeti”, sadece anne veya babanın taleplerine göre değil, çocuğun fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimine en uygun ortamın belirlenmesiyle karara bağlanır.
1. Velayet Nedir?
Velayet; çocuğun korunması, eğitimi, bakımı ve temsil edilmesi gibi hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. TMK m. 336 uyarınca evlilik devam ederken ortak kullanılan bu hak, boşanma ile hâkim tarafından çocuğun üstün yararı gözetilerek eşlerden birine verilir.
2. Hâkim Karar Verirken Nelere Bakar?
Velayet kamu düzenine ilişkindir. Hâkim sadece taraf beyanlarıyla yetinmez; Sosyal İnceleme Raporu (SİR) hazırlayan pedagog ve uzman görüşlerine başvurur. Temel kriterler şunlardır:
- Çocuğun yaşı, cinsiyeti ve psikolojik durumu.
- Ebeveynlerin yaşam tarzı, ekonomik koşulları ve barınma imkânları.
- Ebeveynin çocuğa ayırabileceği zaman ve geçmişteki davranışları.
3. Yaş Gruplarına Göre Velayet Dağılımı
Çocuğun gelişimsel ihtiyaçları yaşa göre değiştiği için mahkemelerin yaklaşımı da bu doğrultuda şekillenir:
0 – 3 Yaş: Anne Şefkati Dönemi
Yargıtay içtihatlarına göre bu dönemdeki çocuklar anne bakımına muhtaçtır. Anne çocuğa zarar verecek ağır bir durumda (şiddet, bağımlılık vb.) değilse velayet genellikle anneye verilir.
4 – 7 Yaş: Okul Öncesi Dönem
Bu yaş grubunda sadece anneye öncelik verilmez; babayla sağlıklı ilişki kurma ihtiyacı da gözetilir. Hâkim, bakım sürekliliğini ve eğitim imkânlarını değerlendirir.
8 – 12 Yaş: Okul Çağı (Çocuğun Görüşü)
Çocuk artık bireysel görüş oluşturabilecek olgunluktadır. Çocuğun tercihi bu aşamada çok daha fazla önem taşır; ancak bu tercihin ebeveyn yönlendirmesiyle oluşmadığı uzman raporlarıyla teyit edilmelidir.
13 – 18 Yaş: Seçim Hakkı Dönemi
Ergenlik döneminde çocuk tercihlerini net ifade edebilir. Hâkim, çocuğun beyanının sağlıklı bir tercihe dayanıp dayanmadığını pedagog eşliğinde tespit ederek karar verir.
4. Önemli İlkeler ve Velayetin Değişmesi
Mahkemeler kural olarak kardeşlerin ayrılmaması ilkesini benimser. Ayrıca velayet kararı "kesin" ve "değiştirilemez" değildir. TMK m. 183 uyarınca, çocuğun üstün yararının tehlikeye girdiği veya ebeveynin yaşam koşullarının değiştiği durumlarda "Velayetin Değiştirilmesi Davası" açılabilir.
Sonuç
Velayet davalarında tek bir kalıp yoktur; her dosya kendi içinde pedagojik ve psikolojik bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. Çocuğun yaşam dengesini bozmayacak en huzurlu ortam hedeflenir.
Yorum Yaz