Yargıtay Güven Sarsıcı Davranıştan Kaynaklanan Kıskançlık Kusur Sayılmaz

.

Kıskançlığa Bağlı Boşanma Davalarına Yargıtay’dan Yeni Kıstas


Bu içerik, Ankara’da boşanma ve aile hukuku alanında çalışan Avukat Erdem Özcan tarafından yargı kararları ışığında hazırlanmıştır.


   
 
Karar Özeti: Yargıtay, eşin aşırı kıskançlık davranışlarının boşanma davasında kusur sayılabilmesi için, bu kıskançlığın eşin güven sarsıcı davranışlarından kaynaklanmaması gerektiğini; kıskançlık güven zedelenmesinin sonucu ise kusurun kıskançlık yapan eşe yüklenemeyeceğini vurgulamıştır.



Kıskançlık çoğu evlilikte doğal bir duygu olmakla birlikte, aşırı boyuta ulaşıp eşe sürekli baskı kurma, her davranışta ima arama, gereksiz kısıtlamalar getirme ve hayatı çekilmez hale getirme durumunda, boşanma davalarında kusur nedeni olarak değerlendirilebilmektedir.


İncelenen kararda Yargıtay, kadının aşırı kıskançlık davranışlarının, erkeğin daha önceki güven sarsıcı davranışları nedeniyle ortaya çıktığını; bu nedenle kıskançlığın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmiştir.


Kararda şu ilke vurgulanmıştır: “Kadının aşırı kıskançlığı, erkeğin güven sarsıcı davranışlarından kaynaklanıyorsa, kıskançlık kadına kusur olarak yüklenemez.” Böylece kıskançlığa bağlı boşanma davalarında kıskançlığın kaynağının tespitinin belirleyici ölçüt olduğu kabul edilmiştir.


Buna göre, kıskançlık davranışının kusur sayılabilmesi için; eşin güven sarsıcı hiçbir davranışı bulunmamasına rağmen, kıskançlığın keyfî, ölçüsüz ve sürekli baskı niteliğinde olması gerekmektedir.


Kararın Önemi: Karar, boşanma davalarında kıskançlık değerlendirmesinin soyut değil; olayın oluş biçimi ve kıskançlığın kaynağı dikkate alınarak yapılması gerektiğini göstermekte ve uygulamada önemli bir kıstas ortaya koymaktadır.



İlgili Yazılar




    Yorumlar (0)

    Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazın.

    Yorum Yaz