Evlilik birliği; karşılıklı sevgi, saygı ve güven temeli üzerine inşa edilen kutsal bir müessesedir. Ancak her evlilik bu ideal çizgide ilerlemez. Fiziksel bir darbe olmasa dahi, eşlerden birinin diğerine yönelik uyguladığı sistematik psikolojik baskı, aşağılama ve kontrol davranışları evlilik birliğini onarılamaz şekilde zedeler. Hukuk sistemimizde bu durum duygusal şiddet olarak kabul edilmekte ve boşanma davalarında kusur değerlendirmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Yargıtay, son yıllarda verdiği içtihatlarla duygusal şiddetin kapsamını oldukça genişletmiş; yalnızca fiziksel şiddetin değil, eşin onurunu ve ruhsal bütünlüğünü hedef alan her türlü davranışın boşanma sebebi sayılabileceğini açıkça ortaya koymuştur. Bu makalede, Yargıtay kararlarında duygusal şiddet olarak kabul edilen davranış türlerini somut örneklerle ve hukuki sonuçlarıyla inceleyeceğiz.
Duygusal Şiddet Nedir? Hukuki Çerçeve
Duygusal şiddet; eşin kişilik haklarını zedeleyen, onun sosyal, psikolojik ve duygusal sağlığına zarar veren davranışların tümünü kapsar. Fiziksel şiddetten farkı, vücutta morluk bırakmaması ancak ruhsal dünyada kalıcı hasarlar açmasıdır. Yargıtay uygulamasında duygusal şiddet; eşin varlığını yok saymak, onu değersizleştirmek veya sürekli bir korku iklimi içinde yaşatmak olarak tezahür eder. Eğer kendi ilişkinizde bu belirtileri fark ediyorsanız, daha kapsamlı bir analiz için Psikolojik Şiddet Mağduru Muyum? rehberimizi inceleyebilirsiniz. Bu tür davranışlar Türk Medeni Kanunu 166/1 kapsamında "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" olarak değerlendirilir ve kusurlu eş aleyhine ağır maddi-manevi tazminat sonuçları doğurabilmektedir.
Yargıtay Kararlarında Duygusal Şiddet Örnekleri
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu, yüzlerce kararında aşağıda yer alan davranışları "Duygusal Şiddet" olarak tanımlamıştır. Bu davranışlar genellikle sistematik bir hal aldığında boşanma davasının temel dayanağını oluşturmaktadır.
1. Sürekli Aşağılama ve Küçük Düşürücü Sözler: Eşin fiziksel özellikleri, kilosu, boyu veya zekasıyla dalga geçmek basit bir tartışma değil, sistematik bir şiddettir. Yargıtay, eşine "Sen kadın mısın?", "Senden bir şey olmaz", "Beceriksiz" gibi ifadelerle hitap eden eşi tam kusurlu kabul etmektedir. Bu tür onur kırıcı ithamların tazminat boyutunu Hakaret Kararlarında Yargıtay Yaklaşımı yazımızda ele almıştık.
2. Aşırı Kıskançlık, Denetim ve Baskı: Hukukumuzda kıskançlığın makul bir sınırı vardır. Ancak eşin telefonunu gizlice karıştırmak, sosyal medya şifrelerini zorla almak, dışarı çıkmasını engellemek veya sürekli "sadakat testi"ne tabi tutmak duygusal şiddettir. Yargıtay'a göre bu davranışlar "güven sarsıcı" niteliktedir. Detaylı teknik analiz için Aşırı Kıskançlık Nedeniyle Boşanma makalemize göz atabilirsiniz.
3. Eşi Sosyal Hayattan İzole Etme (Yalnızlaştırma): Eşin ailesiyle görüşmesini yasaklamak, akraba ziyaretlerinde huzursuzluk çıkarmak veya arkadaş çevresinden koparmaya çalışmak, bireyin sosyal varlığına saldırıdır. Yargıtay, "Eşin ailesini eve kabul etmemeyi" veya "Eşin ailesine hakaret etmeyi" boşanmada ağır kusur saymaktadır. Bu durum Boşanmada Sosyal Şiddet olarak literatüre geçmiştir.
4. Boşanma Tehdidi ve Ekonomik Baskı: Eşini sürekli "Seni boşarım", "Seni sokağa atarım", "Çocuğu bir daha göremezsin" gibi sözlerle tehdit etmek, eş üzerinde sürekli bir kaygı ve korku durumu yaratır. Yargıtay, bu tehditlerin eşin iradesini sakatladığını kabul eder. Bu konuda Boşanma Tehdidi ve Hukuki Sonuçları yazımızda emsal kararları paylaştık.
5. Sessiz Şiddet ve Duygusal İlgisizlik: Eşin varlığını yok saymak, günlerce konuşmamak, ona küsmek (ghosting) ve cinsel/duygusal paylaşımdan kasten kaçınmak duygusal şiddetin en yıkıcı formlarından biridir. Yargıtay'ın güncel içtihatlarında İlgi Eksikliği ve Tehdit Davranışı artık net bir boşanma ve tazminat sebebidir. Ayrıca Sessiz Şiddet makalemizde bu durumun ispat yöntemlerini detaylandırdık.
Duygusal Şiddet Boşanma Davasını Nasıl Etkiler?
Mahkeme huzurunda duygusal şiddetin varlığı kanıtlandığında, hukuki süreç oldukça sertleşir. Şiddet uygulayan eş "ağır kusurlu" veya "tam kusurlu" sayılır; bu durum, nafaka ve tazminat miktarlarını doğrudan artırır. Kişilik hakları saldırıya uğrayan mağdur eş lehine, sosyal ve ekonomik durumla orantılı maddi ve manevi tazminata hükmedilir. Eğer duygusal şiddet çocukların önünde yaşanıyor veya çocukları da hedef alıyorsa, velayet kararı verilirken bu durum çocuğun üstün yararı kapsamında dikkate alınır.
Duygusal Şiddetin İspatı ve Deliller
Duygusal şiddet genellikle ev içerisinde, tanık olmadan yaşandığı için ispat süreci uzmanlık gerektirir. Mahkemede kullanılabilecek temel deliller arasında; olaylara şahit olan aile bireylerinin tanık beyanları, WhatsApp ve SMS gibi mesaj kayıtları, hukuka uygunluk kriterleri çerçevesinde alınan ses ve görüntü kayıtları ile maruz kalınan baskı sonucu alınan uzman psikolojik raporlar yer almaktadır.

Yorum Yaz