Yargıtay: Özel Boşanma Nedeninde Davacının Kusuru Araştırılamaz

.

Özel Boşanma Nedenlerinde Kusur Tespiti


Bu içerik, Ankara’da boşanma ve aile hukuku alanında çalışan Avukat Erdem Özcan tarafından yargı kararları ışığında hazırlanmıştır.

     
 
Karar Özeti: Yargıtay, özel boşanma sebebine dayalı açılan davalarda davacının kusurunun araştırılamayacağını ve kusur kıyaslaması yapılamayacağını vurgulamıştır. Bu tür davalarda davacı eş hakkında kusur tespiti isteniyorsa ayrıca karşı dava açılması gerektiğini, karşı dava olmadığı durumda ise davacının kusurunun belirlenemeyeceğini ifade etmiştir. Yargılama sırasında davalının vefatı üzerine dava konusuz kalmış; mirasçıların davacı eşin kusurunun tespiti talebi reddedilmiştir.


Medeni Kanunumuz boşanma sebeplerini özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedeni olmak üzere iki başlık altında düzenlemiştir. Özel boşanma nedenine dayalı açılan davalarda; boşanma sebebi olarak gösterilen maddi olayın (cürüm) gerçekleşmesi ve bu olayın ortak yaşamı sürdürmeyi beklenemez hale getirmesi durumunda boşanma kararı verilir.


Bu tür davalarda mahkeme, özel boşanma sebebine ilişkin koşullar gerçekleştiğinde başkaca bir araştırma yapmadan boşanmaya karar verebilir. Ancak bu süreçte davayı açan eşin kusurunun ayrıca değerlendirilmesi isteniyorsa bunun karşı dava yoluyla ileri sürülmesi gerekir. Karşı dava açılmadığı sürece, davacı eş hakkında kusur tespiti yapılamaz.


Somut olayda dikkat çeken husus; özel boşanma nedenine dayalı davada, davalı eşin davacı eşin kusurunun tespit edilmesi için karşı dava açmamış olmasıdır. Yargılama devam ederken davalının vefat etmesi üzerine mirasçılar davaya devam etmek istemiş ancak karşı dava bulunmadığından, davacı eş yönünden kusur belirlemesi yapılması mümkün görülmemiştir. Bu nedenle dava konusuz kalma sebebiyle sonuçlanmıştır.


Yargıtay, bu kararında özel boşanma nedenlerinde kusur tespitinin usul yönüyle ayrı bir talep gerektirdiğini vurgulamış; karşı dava açılmaması nedeniyle mirasçıların davacı eşin kusurunu kanıtlama imkanının kalmadığını belirtmiştir. Karar, usul hukuku bakımından avukat desteğinin önemini ortaya koyan nitelikte bir içtihattır.



İlgili Yazılar






    Yorumlar (0)

    Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazın.

    Yorum Yaz