Yargıtay’dan “Takı Sandığı” Kararı: Kime Verildiyse Onundur!
Bu içerik, Ankara’da boşanma ve aile hukuku alanında çalışan Avukat Erdem Özcan tarafından Yargıtay'ın güncel ziynet eşyası içtihatları ışığında hazırlanmıştır.
|
Yeni Uygulama Esasları: Uzun yıllar süregelen "takıların tamamı kadına aittir" görüşü, takı sandığı uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte Yargıtay tarafından revize edilmiştir. Artık torbaya atılan takılarda "kimin akrabası taktı" kriterinden ziyade, eşyanın niteliği esas alınacaktır.
Nitelik Ayrımı: Bilezik, küpe, kolye gibi kadına özgü ziynetler kadının; kol saati gibi erkeğe özgü eşyalar erkeğin sayılacaktır. Çeyrek altın, tam altın gibi her iki cinsin de kullanımına uygun (unisex) ekonomik değerler ise tarafların ortak mülkiyetinde kabul edilecektir.
KRİTİK UYARI:
Bu yeni içtihat sadece takı sandığına/torbasına konulan ve kime takıldığı belli olmayan ziynetler için geçerlidir. Eşlerin üzerine doğrudan takılan (kurdele üzerine iğnelenen) takılarda eski kural (kime takıldıysa onundur) geçerliliğini korumaktadır.
Bu yeni içtihat sadece takı sandığına/torbasına konulan ve kime takıldığı belli olmayan ziynetler için geçerlidir. Eşlerin üzerine doğrudan takılan (kurdele üzerine iğnelenen) takılarda eski kural (kime takıldıysa onundur) geçerliliğini korumaktadır.
Sonuç: Yargıtay’ın bu kararı, ziynet eşyası davalarında ispat yükünü ve yargılama pratiğini kökten değiştirmiştir. "Eşyanın cinsiyete göre niteliği", takı sandığı uyuşmazlıklarında mahkemelerin uygulayacağı temel kriter haline gelmiştir.
Yorum Yaz