Yargıtay: Ziynet Davasında 10 Yıllık Zamanaşımı Uygulanır mı?

.

Ziynet Davası Ne Zaman Açılır?


Bu içerik, Ankara’da boşanma ve aile hukuku alanında çalışan Avukat Erdem Özcan tarafından yargı kararları ışığında hazırlanmıştır.

 
Karar Özeti: Yargıtay, ziynet eşyalarının mevcut olup olmadığına göre davanın hukuki niteliğinin değişeceğini; eşyalar mevcutsa zamanaşımı uygulanamayacağını, mevcut değilse talebin tazminata dönüştüğünü ve bu durumda Türk Borçlar Kanunu 146. madde uyarınca 10 yıllık zamanaşımı uygulanacağını vurgulamıştır.

Ziynet alacağı davası, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi sonradan ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ancak talebin kabulü için ziynetlerin varlığı ve eşten irade dışı şekilde alındığının ispatlanması gerekir.

Ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün değilse, bedelinin talep edilmesine ilişkin dava zamanaşımına tabidir. Bu durumda ziynet davası tazminat davası niteliği kazanır.

Yargıtay kararında, ziynet eşyaları mevcut ise davanın istihkak davası niteliğinde olduğu, bu nedenle zamanaşımı uygulanamayacağı; ancak eşyaların mevcut olmadığı anlaşılıyorsa talebin tazminata dönüştüğü ve TBK m. 146 gereği 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Somut Olay: Tarafların 26.06.2014 tarihinde boşandıkları, davacı kadının ziynet alacağı davasını 30.03.2017 tarihinde açtığı; dava tarihi itibarıyla TBK m.146’daki 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı tespit edilmiş ve mahkemenin davayı esastan incelemesi gerektiği ifade edilmiştir.

Kararın Önemi: Karar, ziynet davalarında zamanaşımı değerlendirmesinin, eşyaların fiilen mevcut olup olmadığının tespiti sonrası yapılması gerektiğini; mevcut olmayan ziynetler için ise 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.





İlgili Yazılar






    Yorumlar (0)

    Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazın.

    Yorum Yaz