Güncel Yargı Haberleri

.

İlginç Boşanma Gerekçesi


Aldatma, şiddet, ilgisizlik, ekonomik olarak geçimimi sağlayamama sıklıkla görülen boşanma nedenleri olurken taraflar mahkemelerde şaşırtan nedenleri gerekçe göstererek boşanma talebinde bulunabilmektedir. Bunlardan biriside eşim adeta benimle evli değil de elindeki cep telefonuyla evli iddiasında bulunan erkek tarafa kadının cevabı olmuştur. Kadın açtığı karşı davada; eşinin sürekli olarak ekonomik baskı yaptığını, kazandığı bütün paraları iç çamaşırlarına saklayarak, eşi ve çocukları yerine kendi annesi ve babasına verdiğini iddia etmiştir. 

Görüleceği üzere genel sebeplerin aksine eşlerin yaşadıklarına bağlı iddiaları ile boşanma gerekçeleri genişleyebilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki iddia etmek değil ispatlamak mahkemede kabul görecektir.



Kıskançlığa Bağlı Boşanma Davalarına Yeni Kıstas  


Kıskançlık boşanma sebepleri arasında önde gelmektedir. Tatbiki kıskançlığın sınırları önem arz eder. Zira kıskançlığın olmadığı bir ilişki türü yoktur. Ancak aşırı derecede kıskançlık sonucu hayatın çekilmez kılınması mutlak bir sorun oluşturacaktır. Her sözde ve her davranışında bir ima aramak, kafada senaryo yazıp eşi suçlamak, anlamı olmayan kısıtlamalar getirmek müşterek hayatı olumsuz etkileyecektir.

Yargıtay bir boşanma davasında eşin kıskançlığının erkeğin davranışlarına bağlı olması halinde kadına bir kusur yüklenemeyeceğine karar vererek kıskançlık durumuna yeni bir kıstas getirmiştir.  


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “Kadının aşırı kıskançlığı, erkeğin güven sarsıcı davranışlarından kaynaklanıyorsa kıskançlık kadına kusur olarak yüklenemez”


Kıskançlık nedeniyle eşe baskı yapılması durumunda durumun boşanma davasında kusur olarak kabul edilmesi için kıskançlığın kaynağının eşin güven sarsıcı hareketlerinden kaynaklandığına karar verilerek kıskançlığa bağlı açılacak boşanma davalarına yeni bir kıstas getirilmiştir. 



Kadını Değersizleştirmek Boşanma Nedeni


Evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel bir boşanma nedendir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davası açıldığında durumu kanıtlayacak somut olayların mahkemeye sunulması gerekmektedir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilecek birçok somut olay her evlilikte yaşana bilir. Yargıtay’ın mevcut boşanma davalarına vermiş olduğu kararlar genel bir boşanma nedeni olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hususunu somutlaştırmaktadır. 

 

Bu kapsamda Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlardan birisi de eşi değersizleştirmektir. Yargıtay erkeğin eşine "Sen ancak benim paramla varsın, sen ben yoksam hiçsin" demesini kadının değersizleştirilerek aşağılanmasına neden olduğunu kabul etmiştir. Bu kapsamda mahkeme evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabul ederek tarafların boşanması yönünde hüküm kurmuştur.



İlk eşten olan çocuğa yeni eşin soyadı verilebilir mi?


İlk eşinden boşanan ve çocuğunun velayetini alan kadın, sonrasında yaptığı yeni evlilikte yeni eşinin soyadını ilk evliliğinden olan çocuğuna vermek için dava açmıştır. Aile mahkemesi yaptığı inceleme sonucu kadının davasını kabul ederek, ilk eşten olan çocuğun kadının yeni eşinin soy adını almasına karar vermiştir.

Ancak Yargıtay yaptığı inceleme sonucunda evlilik içerisinde doğan çocuğun, doğumla kazandığı soyadının kadının yeni evliliğiyle kazandığı soy adıyla değiştirilmesine ilişkin yasal bir düzenleme olmaması nedeniyle kararı bozmuştur. Böylelikle şu an için ilk evlilikten olan çocuğun soy adının yeni eşin soy adıyla değiştirilmesinin önü kapanmıştır.


Vajinismus boşanma sebebi midir?

Sağlıklı bir cinsel ilişki evlilik kurumunun gereğidir. Sağlıklı cinsel ilişkinin kurulamaması bir hastalıktan ileri geliyor ise tarafların bu konuyu çözmek için gösterdikleri çaba boşanma davası açısından önem arz eder.

Vajinismus (cinsel işlev bozukluğu) cinsel hayatı yıpratıcı olabilecektir. Ancak tek başına boşanma nedeni sayılmamaktadır. Zira kadının tedaviyi isteyip istemediğine göre ve erkeğin tedaviye iştirak edip etmediğine göre durum değişmektedir.

 

Eğer kişi vajinismusla ilgili tedaviyi kabul etmiyor ve tedavi olmuyorsa bu durum erkek eşi haklı kılacak şekilde boşanma nedeni olarak değerlendirilebilir.  Kadın eşin bu tedaviyi kabul etmesi, tedavi için erkek eşin iştirak sağlaması gerektiği durumlarda erkek eşin bu durumdan kaçınması halinde de kadını eşi haklı kılacak şekilde boşanmaya hükmedilebilecektir.


               Boşanma Davası Nerede Açılır?

Eşi yalnız bırakmak neden boşanma ve tazminat nedenidir?

Evlilik aynı zamanda yeni bir hayat tarzı oluşturmaktır. Mutlu bir evliliğin temel kuralıda yeni hayat tarzına uyum sağlamaktan geçmektedir. Bireysel özgürlükleri kısıtlamadan ortak alanlar yaratmak eş olmanın temel kurallarından birisidir. Birlikte sevinmek, birlikte gülmek, birlikte ağlamak, birlikte kararlar vermek kısaca hayatı birlikte paylaşmak evli olmanın en temel sorumluluğudur. Bu sayede taraflar kendisini huzurlu ve güvende hissedecek ve aile olmak anlam kazanacaktır.

 

Yargıtay hukuk dairesi de bu temel hususu esas alarak eşini evlilik yıldönümü ve doğum günü gibi özel günlerde ve düğün, yurtdışı/içi gezi, konser gibi sosyal ortamlarda sürekli yalnız bırakmanın boşanma sebebi olduğuna karar vermiştir. Zira bir hayatı paylaşırken sürekli yalnız kalmak eşin kendisini mutsuz hissetmesine, huzurunun bozulmasına, güven hissinin kaybolmasına neden olacaktır. Bekarmış gibi yaşam tarzına devem etmek evliliğin kutsallığına aykırı bir durum teşkil etmektedir.

 

Bu hususu belirtirken Yargıtay’ın vermiş olduğu kararların münferit olaylara dayanmadığını da belirtmek gerekir. Yani eşin zorunlu sebeplerden dolayı bazı anlarda eşini yalnız bırakması hayatın olağan akışına uygundur. Temel mesele eşin mutluluğu yok edecek derecece süreklilik arz eden olaylardır.

 


 

Boşanma aşamasındaki sevgilisinin evine geldi! Cezayı yedi

Boşanma davası açılmasından sonra müşterek konutun ortak sayılıp sayılmayacağı tarafların en çok merek ettikleri konular arasında yer alıyor. 

Boşanma davası açmak taraflara fiilen ayrı yaşama hakkı tanısa da müşterek konutun eşlerden birinin oturmasına tahsis edilmemesi, eşin evde kalmasını yasaklayan bir tedbir kararının veya bunun benzeri bir ayrılık kararının bulunmaması gibi durumlarda eş, fiilen müşterek konutta yaşamasa da müşterek hane ortak ikamet olarak sayılıyor.

 

Bu değerlendirme Yargıtay’ın vermiş olduğu son kararla somutlaşmıştır. Görülmekte olan bir boşanma davası sırasında eşlerden birisi ailesinin yanında yaşamaya başlamış, diğer eş müşterek hanede kalmıştır. Müşterek haneye sadece eşyalarını almak için ara sıra gelen koca, haneye geldiğinde kapının kilitli olduğunu gördüğünde polise haber vermiştir. Olay yerine gelen polis kapıyı açmaya çalışırken evde bulunan kadın kapıyı açınca balkonda saklanan bir erkek bulunmuştur.

 

Görüldükleri karşısında şok yaşayan kocanın şikâyeti üzerine evde bulunan erkek hakkında konut dokunulmazlığını ihlalden dava açılmış ve Yargıtay, boşanma davası olsa da müşterek hanenin diğer eşin kullanımına tahsis edilmemesi veya kocanın evde olmasını engelleyecek bir karar olmadığı için konutu müşterek hane olarak kabul etmiş ve evde bulunan kadının sevgilisine konut dokunulmazlığını ihlalden mahkumiyet kararı vermiştir.


Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Sadakat Yükümlülüğü Devam Eder Mi?


Yorumlar (0)

Bu yazı yoruma kapalıdır.

Yorum Yaz