Eş ile Aile Arasında Denge Kuramamak Boşanma Sebebidir.

.
Tarafımıza yapılan başvurular ve takip ettiğimiz boşanma davalarımızdan tespit ettiğimiz üzere en sık karşılaşılan boşanma sebebi kök aileye aşırı bağımlılık, başka bir anlatımla eşin kök ailesine aşırı bağımlı şekilde yaşam şekili sürdürmesinden kaynaklanmaktadır. 

Kamuoyunda en çok karşılaşılan boşanma sebebi şiddet olarak anılsa da kök aile bağımlılığı şiddetten daha sık karşılaştığımız boşanma sebebidir. Bu durumun temel nedeni kadın eşin veya erkek eşin anne veya babasını evlilik uzmanı olarak görmesi ve rol model olarak kabullenmesinden kaynaklanmaktadır. Kadın - erkek ilişkisini en iyi bilecek kişinin anne olduğunun sanılması,  çocuk bakımı ve gelişimi konusunda  annenin veya babanın uzman kişi olarak görülmesi, sosyal hayat, iş gibi konularda uzman kişinin kök aile olarak kabul edilmesi kök aile bağımlılığı olarak tanımlanmaktadır. Bu bağımlılıkla yaşayan eş, eşiyle ailesi arasındaki dengeyi sağlayamayacağı için şiddetli geçimsizlik yaşanacaktır.

Evlenecek çiftlerin öncelikle evlenmeleriyle birlikte birincil ailenin kendi eşleri olacağını kabul etmeleri gerekmektedir. Hayatın odak noktasında kök ailenizi tutmanız, onlardan kopamamanız beraberinde sorunlar getirecek ve bu sorunlar evliliği boşanmayla sonuçlandıracaktır. Örneğin eşin sürekli kök aileyle vakit geçirmek istemesi halinde haftada bir kaç gün kök aileye gidiliyor, kalan günlerde de kök aile eve geliyor ise bu durum bir süre sonra rahatsızlık oluşturacak ve tartışmaların yaşanmasına sebebiyet verecektir veya alınacak kararların sürekli olarak kök aileye danışılması diğer eşi kök aileyle karşı karşıya getirecek ve bu durum aileler arası kavgaya bile dönüşebilecektir.  Anne veya babanın evlilik konusunda uzaman olarak görülmesi hata yapılmasına sebebiyet verecektir. Zira evlilik yaşamış olamak kişileri evlilik uzmanı yapmayacaktır. Tecrübelerden yararlanmak, fikir almak ayrı bir konu, her konuda sorgusuz bağımlılık, her konuda uzmanlık beklemek ayrı konu oluşturmaktadır.

Müşterek evin düzenine, iş veya sosyal ilişkilerinize, karı - koca ilişkinize, çocuk büyütmenize sürekli müdahale  eden kök ailenin bu müdahalesine sesiz kalınması veya bireyin bu müdahalenle hayatını sürdürme isteğinde olması psikolojide de aile bağımlılığı olarak tanımlanmaktadır. Aile bağımlığı aile düzeninin sağlanmasında önemli engel oluşturacaktır.  

Esasında burada kök ailelere de  büyük sorumluluk düşmektedir. Zira çocuklarının özgürlük ve özerkliliğine saygı göstermeden kendilerine aşırı derecede bağımlı olarak yetiştirmeleri çocuğun bireysel karakterinin oluşmasına engel olmaktadır. Bu durum evlilik hayatına da yansıdığında evlilik yaşantısı çekilmez bir hal alacaktır. Anne ve babaya saygı ve sevgi duymak ile sağlıksız bir şekilde bağımlı olmanın ayrımını birey olarak çok iyi yapabilmek gerekmektedir. 

Evlilik yaşantısı bireylerin bağımsız olarak oluşturdukları yeni bir hayat şeklidir. Duygusal bağ kurarak evlendiğiniz kişiden annenizden veya babanızdan gördüklerinizi beklemek önemli kavgaların yaşanmasına neden olacaktır. Unutmayın ki yeni kurduğunuz aile kök aile yaşantınızın kopyası olamayacaktır. Annenizin yaptığı yemekler gibi eşinizin yemek yapmasını beklemeniz, annenizin ev düzeninin aynısını eşinizin yapacağını beklemeniz, babanızdan gördüğünüz şefkatin aynısını kocanızdan beklemeniz veya babanız gibi davranış şekillerini kocanızdan beklemeniz yeni bir hayat kurmayıp, kök ailenizin yaşam şeklini kopyalamaya çalışmanız anlamına gelecek ve evliliğinizi boşanmaya sürükleyecektir. 

Eş ve kök aile arası dengeyi sağlayamamak Yargıtay tarafından da kabul görmüş boşanma sebebedir. Yargıtay vermiş olduğu birçok kararda eşin ailesiyle kök ailesi arasındaki dengeyi sağlayamamış olmasını kusur sebebi saymış ve dengeyi kuramayan eşi kusurlu bulmuştur.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz